Frank Herbert Dune Mesihi Konusu Yorumu ve Eleştirisi/Kitap Önerisi


Dune Mesihi

Dune Mesihi, Frank Herbert tarafından yazılan Bilim Kurgu serisi Dune’un ikinci kitabı. Serinin ilk kitabı 1965 yılında çıktıktan sonra Dune Mesihi 1969’da yayımlandı. Dune Mesihi, ilk Dune kitabında olduğu gibi olay akışını merkeze almak yerine; karakterlerin üzerinde daha düşünsel kavramları ön plana çıkararak bunlar üzerinde duruyor.


Politika ve dinin birbirine karışmasına, insanların yönetilme ve bir şeye körü körüne inanma açlığına ve bir insan üzerinden yayılan hikayelerin, hikayenin origininden uzaklaştıkça nasıl değiştiğine ve baş rolü nasıl tanrılaştırdığına dair konular çok güzel işleniyor. Ve bu “tanrı” figürünün çevresinde toplanan insanların yarattıkları düzeni ve tanrı figürünü kendi leyhlerine nasıl manipüle ettiklerini görüyoruz.


“Tanrılar ile insanları birbirinden ayıran hiçbir şey yoktur. Biri diğerinin içine usulca karışabilir.


Frank Herbert Dune Mesihi Konusu Özeti Analizi Yorumu Eleştirisi Kitap Önerisi

“Beni bu hücreye senin rahiplerin getirdi. Tüm rahipler gibi sen de gerçeğe sapkınlık demeyi çabuk öğrenmişsin.”


Buradan sonrasında kitabın içeriği, konusu ve özetine dair bilgiler paylaşacağım. Dune serisinin ilk kitabını incelediğimiz yazımıza buradan ve Dune serisi hakkında ilginç gerçeklere de buradan ulaşabilirsiniz.


Dune Mesihi Konusu

Paul Atreides’in imparator olması ve Bene Gesserit Rahibeleri tarafından yayılan hikayeler sayesinde kendi dininin yöneticisi konumunda oturmasının üzerinden 12 yıl geçmiştir. Bu sürede Paul’un kaçınılmaz olarak gördüğü Cihat, Paul’un önlemeye çalışmasına rağmen kendinden bağımsız bir şekilde yayılmıştır. Paul, Gesserit Rahibeleri tarafında kontrol altına alınamadığı için Gesserit Rahibeleri Paul’u bir şekilde alaşağı etmenin yolunu arıyorlardır. Bu sırada Frank Herbert, Dune evrenini biraz daha genişleterek "Yüz Dansçıları" olarak anılan bir grubu da kitabımıza dahil eder. Yüz Dansçıları da Gesserit Rahibeleri ve Lonca Teşkilatıyla aynı şeyi istiyordur: Kontrol...

Frank Herbert Dune Mesihi Konusu Özeti Yorumu ve Eleştirisi Kitap Önerisi


Dune’da Lonca Teşkilat Bireyleri


İlk kitapta Lonca bireylerinin nasıl göründüğüne dair bir bilgi çıtlatılsa bile ben dikkat edemediğimden net bir şekilde kafamda canlandıramamıştım. Ama Dune Mesihi’nde görünümleri gayet betimleniyor. Lonca Teşkilatı üyeleri, içi melanj baharatı bulunan sıvı dolu bir tüp içerisinde melanja bağımlı bir şekilde yaşayan canlılar. Lonca teşkilatı, yıldızlar arası ulaşımı sağlarken aynı zamanda Melanj baharatı tekelini de elinde bulunduruyordu.

Dune Mesihi Frank Herbert Konusu Yorumu Özeti Analizi Eleştirisi Kitap Önerisi
Lonca Teşkilatı


Ta ki Paul Atreides ve Fremenler’in Dune gezegenini ele geçirmelerine ve tüm evrene yayılımlarını başlatana kadar.

Bu Cihat yayılımından sonra (Herbert, İslamiyet’e bir gönderme yapar gibi), evrenin dört bir yanından hacılar Arrakis’i kutsal gezegen kabul edip Arrakis’e hacca gidiyorlardı.



Frank Herbert Dune Mesihi Konusu Yorumu Özeti ve Eleştirisi Kitap Önerisi

“Paul Hacılar aslında neyin peşinde diye merak etti. Kutsal bir yeri ziyarete geldiklerini söylüyorlardı. Ama evrende bir cennet kaynağı bir tupile olmadığını biliyorlardı herhalde. Arrakis için, tüm sırların açıklandığı bilinmeyenler gezegeni diyorlardı. Burası, yaşadıkları evrenle sonraki evren arasındaki bir köprüydü. İşin kötüsü hacıların buradan tatmin olmuş halde ayrılmalarıydı.

Her şeyin bu kadar hızlı bir şekilde yayılması Paul’ü rahatsız ediyordu. Ama iş Paul’un kontrolünden çoktan çıkmıştı. Her ne kadar melanj baharatı yardımıyla geleceği görebilse ve geleceği istediği gibi şekillendirmeye çalışsa da; gelecek asla şekle girmiyordu. Gerçekleşmesi gereken şeyler bir yolunu bulup yine de gerçekleşiyordu.

Burada Frank Herbert, kader üzerinde bizleri düşünmeye sevk ediyor; “Geleceği kendi irademizle şekillendirebilir miyiz, yoksa kaderimiz üzerinde söz sahibi olduğumuz kocaman bir yanılgıdan mı ibaret?”

“Hiç kimsenin dayanamayacağı şeyler vardır. Yaratabileceğim tüm muhtemel geleceklerle uğraştım, ama sonunda onlar beni yarattı.
...Paul konuşurken kehanet hayaliyle arasındaki bağın koptuğunu hissetti. Zihni sınırsız olasılıklardan ürktü. Yitik hayali rüzgar gibi, istediği tarafa esmeye başladı.”


Dune-Din-Politika


"Güç delisi mi dediniz efendim?" Edric tekrar Stilgar'a baktı. "İnsan güçlendikçe yalnızlaşır. Sonunda gerçeklikle bağını yitirir... bu da onun sonu olur." 

İçinde yaşadığımız zaman diliminde hepimizin şahit olduğu ve hatta bundan mustarip olduğu bir durum bu. Din gibi sorgulanmaya kesinlikle kapalı bir ögenin, politika gibi tartışmaların ve eleştirilerin odağı olması gereken bir merkezde bulunması, bizler için bu durumu işin içinden çıkılmaz bir hale sokuyor. Dindar kılığına bürünüp her türlü yalanı söyleyen politikacılar, millet önünde dinin arkasına sığınıp kendilerini de temize çıkarmaya çalışıyorlar. Oysaki sadece kendi pisliklerini inancın temiz duygularına bulaştırmaktan başka bir şey yapmıyorlar.


Politika ve Din Siyasal İslam ve Dune Mesihi Frank Herbert Konusu Özeti Eleştirisi Analizi Yorumu Kitap Önerisi


“Din ile kişisel menfaatin gizleyemediği şeyleri devlet gizleyebilir.

Konudan Uzak Bir Görüş

Bireylerin çoğu, politikayla dinin iç içe geçmesinde yanlış bir şeyler olduğunu fark etseler de, zihinlerindeki huzurlu ve konforlu köleliği, sonunda acı şeyler bulacağını bildikleri düşüncelere tercih ediyorlar. Belki de ömürlerini kendilerine söyledikleri yalanlarla avutarak geçiriyorlar.

Bir yerden sonra şüphe bulutlarını ortadan kaldırmak için inandıkları şeye daha da sıkı sarılıyorlar. Bu canlarını yaksa da öfkeyle devam ediyorlar savunmaya. Öfkelerini farklı kanallara yönlendirip başkalarını suçluyorlar acıları için. Burada da fanatikler doğuyor bir nevi.


Neyse kitaba geri dönelim biz 😊

Son olarak Dune Mesihi

Dune Mesihi, Dune evreninde bir bilim-kurgu romanı olmanın da ötesinde bir kitap. Daha önce Dune evreni için dediğim gibi, hem bir sistem eleştirisi hem de bizleri din, politika, feodalizm ve emperyalizm gibi kavramlar üzerinde düşünmeye sevk eden ölümsüz bir eser.

Dune filmi çekildiğinde bu gibi konular geri plana atılıp sadece kitabın sunduğu yaratıcı bir evren ve aksiyona odaklanılmaz ve insanlar üzerinde soru işaretleri bırakarak düşünmeye sevk eder diye umuyorum.


Kitap Ölçer Puanım: 9.5



“En güçlülerin bile uygulayabileceği kuvvetin bir sınırı vardır; bu sınırı aştıklarında kendilerini yok ederler. Devlet yönetiminde asıl sanat, bu sınırı saptayabilmektir. Gücün yanlış kullanımı ölümcül bir günahtır. Kanunlar intikam aracı, rehine ya da şehitleştirdiği kişilere karşı bir tahkimat olarak kullanılamaz. Bir bireyi tehdit ederseniz, bunun sonuçlarına katlanırsınız.


91 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör