Senin Hakkında Yedi Şey Düşündüm (Birini Söyleyeceğim)

Güncelleme tarihi: 2 Eyl 2021




"Kendini çok bilgili, kültürlü, incelikli ve zarif buluyorsun. Peki bütün bunlar anlamlı bir yaşam sürdürmen için yeterli mi?"

Senin Hakkında Yedi Şey Düşündüm Berrak Yurdakul Kitap konusu

Berrak Yurdakul ile tanışmam, ilk olarak internet üzerinden katıldığı bir canlı yayın sayesinde oldu. Kendisi çok duru, net ve huzur dolu bir sesle dinleyenlerin tüm dikkatlerini üzerinde toplamayı başarabilen birisi. Ve bence, kendinden emin ve bilge duruşunun yanı sıra huzur ve şefkat dolu bir tavrı olması da ayrıca çok etkileyici. Eğer yazınına aşinaysanız; kendisi tam bir “Mama Nono” anlayacağınız…

Berrak Yurdakul Senin Hakkında Yedi Şey Düşündüm



Bu yüzden kitaplarında ne anlattığını da merak ediyorsunuz. Benim kitabını okumaya karar vermemin, “Zeynep Aksoy ve David Cornwell’in” Mindfulness Eğitimi’ni aldığım zamana denk gelmesi de güzel bir tesadüf oldu açıkçası. Çünkü “Senin Hakkında Yedi Şey Düşündüm”, farkındalığa giden yolda rehber olabilecek bir giriş kitabı aslında. Aynı zamanda hikâyelerle bu yolculuğa eşlik eden bir arkadaş gibi de…


"Gerçekten ne yapmak istediğini bilmezsen, zihnin yalnızca sıkıntı, çürüme ve ölümle yüklü bir döngüye girer. Kendini tanımak için çalışmak zorundasın çünkü önemli olan tek şey bu. Başarılı veya başarısız olman, zengin veya yoksul olman, mutlu bir evliliğin ve çocuklarının olması değil, çünkü eninde sonunda ölüm gelecek ve bunların hepsini elinden alacak."

“Senin Hakkında Yedi Şey Düşündüm”, Yurdakul’un Destek Yayınları’ndan 2018 yılında kişisel gelişim türünde çıkan kitabı. Yazarın bunun dışında farklı türde kitapları da mevcut. (Bknz. “Altıncı Irk”, “İki Cihanın Bekçisi”) Daha öncesinde basılmış olan “Konuşmayan Tavus Kuşu Camio” ve “Ev Yapımı Bir Paraşüt” kitapları da anladığım kadarıyla bir ‘farkındalık öğretisi’ amacı taşıyor. Hatta bu konularla ilgiliyseniz önce bu kitaplardan başlamanız daha iyi olabilir. Baştan uyarmalıyım ki “mindfulness” a ilgisi olan, bu anlamda farkındalığı yüksek bireylere çok hafif kalabilir bu kitaplar. Ancak henüz uyananlar ve kahvesini sütlü köpüklü sevenler içinse doğru kaynak..


Nedir bu “Mindfulness” olayı derseniz de…


Kökenine baktığımızda Budist ve Zen öğretilere kadar gitmiş bulunuyoruz, ancak böyle söyleyince spiritüel bir deneyimden bahsediliyormuş gibi algılansa da aslında çok da öyle bir durum değil. Ya da sınırları buradan ibaret değil de denilebilir. Son zamanlarda Bilişsel Psikoloji ekolünün uygulamaya koyduğu terapiler de “Mindfulness”ı zihinsel ve fiziksel iyileşme amacıyla kendi yöntemleri içine dahil ediyor.


Aslında “Mindfulness” veya “Farkındalık” olarak bahsedilen şey, zihnimizin nasıl çalıştığını idrak etmemize ve bunu dengeli bir şekilde yönetmemize yarayan bir yöntem. Zihnimizde beliren düşüncelerin peşine takılmamayı, bu düşüncelerle özdeşleşmemeyi ve bu düşüncelerle birlikte gelen duygulara bağlı kalmamayı ve tüm bunlarla birlikte yüzleşmekten kaçındığımız hislerimizle nasıl başa çıkabileceğimizi gösteriyor. Tahmin edilebileceği üzere bunu yaparken de bize önerdiği en önemli araç ise; bu farkındalığa erişebilmek için yapılan meditasyon/ derin düşünme egzersizleri.



"Sen olduğunu zannettiğin şey değilsin.. Sen zihnin değilsin, zihninin fikirleri değilsin, düşüncelerin değilsin, duyguların değilsin... Bugün görüyorum ki normalde yalnızca düşünce üretmekle görevli olan zihnin, hala senin bütün hayatını yönetiyor. Duygularını denetlemeyi bilmiyorsun; zihnini izlemeyi bilmiyorsun."



Senin Hakkında Yedi Şey Düşündüm Berrak Yurdakul


Kitaba yakından bakınca...


Berrak Yurdakul’un kitabı bu çerçevede bir anlayış kazanmamızı sağlıyor ve bunu yaparken de bize bir hikaye anlatıyor ki çabucak sıkılmayalım.


Kitabı okurken farklı dizi, film veya kitaplardan karakterler aklıma geldi. Bir kere ana karakter, kendisi ile hesaplaşmak için bir yola çıkıyor ve bu anlamda zorlu yolculuklara tek başına çıkan bütün karakterleri anımsatıyor aslında. Buna “The Way” (2010), “Wild” (2014), “Eat, Pray, Love” (2010) filmleri de dahil…


Ve yine kitaptaki ‘Kapuçino’ karakterinin de bana “Friends” dizisindeki ‘Marcel’i hatırlattığını da söylemeden geçemeyeceğim. Yani farkındalık oluşturmaya çalışan bir kişisel gelişim kitabına göre oldukça renkli ve tanıdık bir anlatımı var. Ancak itiraf etmeliyim ki kitaptaki karakterlerin ağzıyla da olsa son bölümlere doğru kitaptaki anlatım, tekdüze sayıp dökmeler ve –meli/-malı listesine dönüşüyor ve biraz boğucu bir hal alıyor bana sorarsanız. Bunun yanı sıra kolay okunabilen bir kitap çünkü içeriğindeki bütün mistik unsurlara rağmen olay örgüsü sizi şaşırtmıyor ve hep ipuçlarını vererek ilerliyor.


Yukarıda bahsettiğim liste ise aslında zihinsel alışkanlıklarımızın zincirini kırmanın ve bu anlamda içinde yaşadığımız kafesten özgürleşmenin adımlarını gösteriyor bizlere. Bireysel anlamda okuması kolay, içselleştirip hayata geçirmesi zaman alan bir yaşam pratiği. Ancak bir kere o algı çerçevesine girdiğinizde kayıtsız da kalamayacağınız bir durum gibi. Bu yüzden seçim size kalmış…


Anlatım dilini biraz düz bulsam da “Senin Hakkında Yedi Şey Düşündüm” okunmaya değer gördüğüm bir içeriğe sahip. Ve belki de en önemlisi Yurdakul, mavi ve kırmızı haplar arasında tereddüt etmeyelim diye, lila rengi mini bir draje sunmuş bizlere. Ayrıca kitabın sonuna bu konu ile ilgili daha derin bir okuma yapmak isteyenler için yararlı bir kaynakça kısmı da dahil edilmiş.



"Kederin bir sonu vardır, ama o sona herhangi bir yöntem uygulayarak erişilmez. Yalnızca olanı görmek ve iyi anlamak gereklidir. Var olan derinlemesine algılandığı zaman artık keder yoktur. Kederini elinin tersiyle itersen, onu yok sayarsan, ona bakmayı reddedersen onunla asla yüzleşemezsin. Eğer onunla yüzleşemezsen, onu asla anlayamazsın. Eğer onu anlayamazsan, ondan asla kurtulamazsın."













Kitap Ölçer Puanı: 7,5/10


32 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör