top of page

Amerikan Başkanının Bile Dahil Olduğu "Doğa Sahtekarları" Tartışması

Güncelleme tarihi: 10 Oca


20. Yüz yılın başlarında alevlenen “Nature Faker” tartışması, elde edilen bilimsel verilerin dönemin popüler doğa yazarlarının eserleriyle çatışması sonucu ortaya çıkmıştır. Her iki tarafın da natüralist olduğu çatışmada yazarların bir kısmı doğaya ve hayvanlara Antropomorfik özellikler yüklerken; diğerleriyse hayvanların adapte olma ve öğrenme yeteneklerini bilimsel olarak sorgulamayı tercih ediyordu.


Bu çatışma döneme damgasını New York Times’a atılan bir başlıkla vurdu: “Natüralistlerin Savaşı”


Amerikan Başkanının Bile Dahil Olduğu "Doğa Sahtekarları" Tartışması
Tartışmaları Alevlendiren Natüralist John Burroughs

Nature Faker Tartışmaları


19. Yüzyıl sonları ve 20. Yüzyıl başlarında insanlar doğayı bilimin ışığında açıklamaktansa, duygularıyla romantize edilmiş eserlerle açıklamayı tercih ediyordu. Ernest Thompson Seton ve William J. Long gibi yazarlar eserlerinde hayvanlara ve doğaya, insanlara ait olan özellikleri aktararak hayvanları daha sempatik ve kendi başına bir bireymiş gibi göstermeye başladılar. Bunun üzerine kendisi de bir Natüralist olan John D. Burroughs, “the Atlantic Monthly” dergisinde yayınladığı “Gerçek ve Sahte Doğa Tarihi” adlı yazısıyla Ernest Thompson gibi yazarların vahşi doğayı çarpıtıp fantastik bir kurgu haline getirerek “Doğanın Sarı Gazeteciliğini” yaptıklarını ileri sürdü. (Sarı gazetecilik: Hiçbir dayanağı, alt yapısı olmadan yapılmış bir araştırmaya çarpıcı başlıklar eklenerek eserin daha çok satılmasını sağlayan bir gazetecilik türü.) Tartışmalar dönemin Amerikan Başkanı Thedore Roosevelt, dahil olduğu 1907 yılına kadar sürdü. Tartışmanın etkileri sonrasında da devam etti.


Tartışmalar Başlıyor



Edebi eserlerin arasında hayvan ve doğanın yeri git gide artıyordu. Çocuk kitaplarında baş kahramanların hayvanlardan oluşması, hayvanlara duyguları olan canlılarmış gibi yaklaşılması, onların bakış açısından kaleme alınması dönemin bir başka natüralisti John Burroughs’u rahatsız etti. Bunun üzerine John Burroughs’un “Gerçek ve Sahte Doğa Tarihi” adlı yazısıyla tartışma alevlenmiş oldu. Dönemin yazarlarından Jack London Ernest Thompson Seton, William J. Long gibi isimleri hayvanlara ve doğaya karşı yükledikleri insani duygular ve alışkanlıklarla gerçekte olmayan bir şeyi daha çok satması için pazarladıklarını iddia etti.


Amerikan Başkanının Bile Dahil Olduğu "Doğa Sahtekarları" Tartışması

Burroughs’ın makalesinden bir kesit:

“Sağduyulu insanları asıl üzen açıklama Mr. Thompson Seton’ın yazdıklarının tam anlamıyla doğru olduklarını söylemesi. Romantik ve edebi bir eser olarak her ne kadar güçlü olsa da; doğa tarihinde bunlara dair detaylı bir kanıt yok. Hayvanların zeki ve kurnaz canlılar olduğuna dair yazılanlarla eşleşen başka hiçbir hikaye yok.”









Bunun üzerine Canada’da Protestan bir kilise bakanı olan J. Long işini bırakarak tam zamanlı olarak kendini doğayı gözlemlemeye ve yazdıklarını kanıtlamaya adadı. Boston Evening Transkript’e yolladığı “The Modern School of Nature-Study and it’s Critics” adlı makalesinde, belirli ilke ve kurallara oturtularak okullarda incelenen bilimin basite indirgendiği ve aslında doğadak