Amerikan Başkanının Bile Dahil Olduğu "Doğa Sahtekarları" Tartışması

Güncelleme tarihi: 4 May


20. Yüz yılın başlarında alevlenen “Nature Faker” tartışması, elde edilen bilimsel verilerin dönemin popüler doğa yazarlarının eserleriyle çatışması sonucu ortaya çıkmıştır. Her iki tarafın da natüralist olduğu çatışmada yazarların bir kısmı doğaya ve hayvanlara Antropomorfik özellikler yüklerken; diğerleriyse hayvanların adapte olma ve öğrenme yeteneklerini bilimsel olarak sorgulamayı tercih ediyordu.


Bu çatışma döneme damgasını New York Times’a atılan bir başlıkla vurdu: “Natüralistlerin Savaşı”


Amerikan Başkanının Bile Dahil Olduğu "Doğa Sahtekarları" Tartışması
Tartışmaları Alevlendiren Natüralist John Burroughs

Nature Faker Tartışmaları


19. Yüzyıl sonları ve 20. Yüzyıl başlarında insanlar doğayı bilimin ışığında açıklamaktansa, duygularıyla romantize edilmiş eserlerle açıklamayı tercih ediyordu. Ernest Thompson Seton ve William J. Long gibi yazarlar eserlerinde hayvanlara ve doğaya, insanlara ait olan özellikleri aktararak hayvanları daha sempatik ve kendi başına bir bireymiş gibi göstermeye başladılar. Bunun üzerine kendisi de bir Natüralist olan John D. Burroughs, “the Atlantic Monthly” dergisinde yayınladığı “Gerçek ve Sahte Doğa Tarihi” adlı yazısıyla Ernest Thompson gibi yazarların vahşi doğayı çarpıtıp fantastik bir kurgu haline getirerek “Doğanın Sarı Gazeteciliğini” yaptıklarını ileri sürdü. (Sarı gazetecilik: Hiçbir dayanağı, alt yapısı olmadan yapılmış bir araştırmaya çarpıcı başlıklar eklenerek eserin daha çok satılmasını sağlayan bir gazetecilik türü.) Tartışmalar dönemin Amerikan Başkanı Thedore Roosevelt, dahil olduğu 1907 yılına kadar sürdü. Tartışmanın etkileri sonrasında da devam etti.


Tartışmalar Başlıyor


Edebi eserlerin arasında hayvan ve doğanın yeri git gide artıyordu. Çocuk kitaplarında baş kahramanların hayvanlardan oluşması, hayvanlara duyguları olan canlılarmış gibi yaklaşılması, onların bakış açısından kaleme alınması dönemin bir başka natüralisti John Burroughs’u rahatsız etti. Bunun üzerine John Burroughs’un “Gerçek ve Sahte Doğa Tarihi” adlı yazısıyla tartışma alevlenmiş oldu. Dönemin yazarlarından Jack London Ernest Thompson Seton, William J. Long gibi isimleri hayvanlara ve doğaya karşı yükledikleri insani duygular ve alışkanlıklarla gerçekte olmayan bir şeyi daha çok satması için pazarladıklarını iddia etti.


Amerikan Başkanının Bile Dahil Olduğu "Doğa Sahtekarları" Tartışması

Burroughs’ın makalesinden bir kesit:

“Sağduyulu insanları asıl üzen açıklama Mr. Thompson Seton’ın yazdıklarının tam anlamıyla doğru olduklarını söylemesi. Romantik ve edebi bir eser olarak her ne kadar güçlü olsa da; doğa tarihinde bunlara dair detaylı bir kanıt yok. Hayvanların zeki ve kurnaz canlılar olduğuna dair yazılanlarla eşleşen başka hiçbir hikaye yok.”









Bunun üzerine Canada’da Protestan bir kilise bakanı olan J. Long işini bırakarak tam zamanlı olarak kendini doğayı gözlemlemeye ve yazdıklarını kanıtlamaya adadı. Boston Evening Transkript’e yolladığı “The Modern School of Nature-Study and it’s Critics” adlı makalesinde, belirli ilke ve kurallara oturtularak okullarda incelenen bilimin basite indirgendiği ve aslında doğadaki her yaşam formunun göründüğünden daha karmaşık olduğunu belirtiyordu.


Amerikan Başkanının Bile Dahil Olduğu "Doğa Sahtekarları" Tartışması

Tezini kanıtlamak için penceresinin kenarına yuva yapan Orioles kuşlarından bahsetti. Orioles Kuşları, yuvayı yaptıktan sonra yuvanın çözülmemesi için yuvanın iplerine düğüm attıklarını söyledi.

Bazıları bu yoruma katılırken Long’un Orioles kuşlarının düğüm atabildiğine yönelik iddiaları ortalığı karıştırdı. Burroughs’un bunun üzerine yazdığı makale dergide yayımlanamayacak kadar sert olduğu açıklandı. Long’un aynı dönemlerde yazdığı bir başka kitabındaysa hayvanların yaralarını sarıp iyileştirebilme özellikleri olduğunu iddia ediyordu. Sıçan, kunduz ve ayı gibi hayvanların yaralarını temiz tutmak için ağaç reçinesiyle kapladıklarına dair kitabında gözlemleri yer alıyordu.

(Her ne kadar o dönemde bu kadar eleştirilmiş olsa da kuşların düğüm atabilmeyi bilen türleri vardır.)


Bilim İnsanlarının Dahil Olması

Burroughs’un kınamalarıyla Long ve yayımcıları ekonomik olarak tehdit edilmeye başlandılar. Long’un arkasında duran yayımcıları da olayın birden fazla tanıkla doğrulandığını ortaya sürdüler. Ama buna rağmen bir şey değişmedi çünkü bilim camiasından da eleştiri almaya başladılar. Entomolojist William Morton Wheeler(böcek bilimci), hayvanların böyle bir antropomorfik eşiği aşabilecekleri gerçeğinin zor olduğuna dair bir makale yazdı.


1904 yılına geldiğimizde tartışmanın alevleri yavaş yavaş sönmeye başlamıştı. Uzunca bir süre sessiz kalan Seton, sessizliğini 1904’te John Burroughs’un kendisine itibar kazandırmak uğruna Seton ve Long gibi yazarlara çamur attığına dair Burroughs’u eleştiren parodisini yayınladı.

Amerikan Başkanı Theodore Roosevelt'in Dahil Olması

Dönemin başkanı Theodore Roosevelt, doğada yaptığı avcılık seferleriyle de biliniyordu. O’nun görüşlerine göre doğanın ve hayvanların var olmasının tek sebebi vardı: “İnsanlara hizmet etmek.”

Tartışmalar başladığında Roosevelt de tartışmaları yakından takip ediyordu. Belirli bir süre sessizliğini korusa da gizliden gizliye John Burroughs’la mektuplaşarak O’na destek veriyordu. Zaten bir süre sonra da John Burroughs ve Roosevelt dost oldular. 1903’ten 1907’ye kadar sessizliğini koruyan Roosevelt, 1907’de tartışmalara ağırlığını koymaya karar verdi.

“Bir başkan olarak bunu yapmamam gerektiğini biliyorum...” diyerek başladığı röportajda, Jack London ve Long’un kitaplarının içerdiği hayvanlara yüklenen bu antropomorfik yaklaşımların tam bir rezalet olduğunu ve böyle kitapların ülkemizin geleceği olan çocuklarımızı kolaylıkla yozlaştırabileceğini söyleyip korkunç bir durum olduğunu belirtti. Ve Jack London, William J.Long ve Robert Seton gibi yazarların birer “Nature Faker” olduklarını söyleyerek bu olayları tarihe “Doğanın Sahtekarları Tartışması” olarak geçirmiş oldu. Tartışmalara sonunda dahil olan Jack London ise Roosevelt’i homosentrik bir amatör olarak yorumladı.

Bu Tartışma Hayvanlara İnsani Özellikler Yüklemekten Çok Daha Derin Anlamlar Taşıyordu


Amerikan Başkanının Bile Dahil Olduğu "Doğa Sahtekarları" Tartışması
Soldan Sağa; Thomas Edison, John Burroughs ve Henry Ford

Tartışmayı alevlendiren John Burroughs’un antropomorfik görüşlere bu kadar karşı olmasının sebebi, sadece tek yönlü kapalı bakış açısından kaynaklanmıyordu. O dönemde Henry Ford ve Thomas Edison gibi iş adamlarıyla dost olan John Burroughs, insanların doğaya ve hayvanlara karşı insani duygular yüklemesi bir noktadan sonra devamlı üretip tüketmeye dayalı olan kapitalist düzeni bir noktada sekteye uğratabilirdi. Sonuçta sanayi devrimiyle seri üretimdeki artışla beraber bu durumdan en çok etkilenen bizzat doğanın kendisi ve hayvanlardı. İnsanların doğayı ve hayvanları bir nevi nesne olarak görmeleri gerekiyordu. Bu yüzden bu sürecin baltalanmaya ihtiyacı vardı. Ve bu yüzden bu tartışmaya bizzat Amerikan Başkanı Theodoore Roosevelt dahil oldu. Bu yüzden bu tartışmalara farkında olarak ya da olmadan bilim insanları dahil oldu.


Peki Doğa Sahtekarları Tartışması hakkında siz ne düşünüyorsunuz?


10 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör